Görevimiz “Konfor Alanı”

pexels-photo-2079246.jpeg

Dinlenmeyi herkes hak eder; ama yorulduysa… Herkes gençliğinde, ergenliğinde de hep aynı şeyi arar. Para kazanmalıyım; ama çalışmadan. Hani, günlük işlerime devam edeyim; ama kimse bana iş var demesin. O iş kendi kendine, bir şekilde yürüsün ve para benim hesabıma gelsin. Evet arkadaşlar, günaydın. Öyle bir gezegenin var olmadığını bildirerek başlayayım bu makaleye.  Öncelikle yatağınızdan, koltuğunuzdan veya sallanan sandalyenizden bir kalkmanız gerek. Faal olarak bunu yapın. Ayağa kalkın ve isteklerinizi ayakta, küçük adımlarla, evin içinde turlayarak düşünün. Vardığınız sonucu can-ı gönülden istiyorsanız, bilin ki siz isteklerinize gitmek için hazırsınız.

Konfor alanı, basit bir örnekle, sabah uyanıp işe gidip, rutin görevleri yerine getirip, akşam evine dönüp, ay sonunda maaşını almaktır. Maksimum tehlike, elektrik faturasının fazla gelmesi sonucu, ay sonuna para ayıramamaktır. Kabul edelim, aldığınız maaş 20 bin civarı değilse; borçlarınızın 500- 600 bin olması gibi bir durum söz konusu olamaz. Şu gerçeği de unutmayın, her 10 lira kazanan biri için 100 lira büyük bir para iken; 100 lira kazanana 1000 lira büyük bir paradır. O yüzden borçlarınızı sizden büyüklerle karşılaştırmayın. Kendi havuzunuzu doldurmaya bakın… Milletin bahçesine özenmek, kıskanmak yerine, kendi bahçenize ne ektiğinize bakın! Hayat basit bir döngüden ibaret. Plan yaparsın, planın doğrultusunda gidersin, hayat araya kendi planlarını sokar ve ona göre şekil almanı bekler. Hayat devreye girdiği anda, olaylara hakim olamaz ve yön veremezseniz; Başladığınız yere geri dönersiniz. Yol 2 yöne ayrılıyor diye, tarlaya girmenin manası yoktur. İki yoldan birini seçmelisiniz.

O lanet alandan çıkmak için korkularınızı yazın. Korkularınızı yenmek için ne yaptığınıza bakın. Sorumluluklar alın ve yerine getirmeye çalışın. Sizin işiniz olmayan; fakat yaparsanız, size artı katacak işlere yoğunlaşın. Konfor alanı sorumluluk istemez, size böyle iyi olduğunuzu, “YAPMA OĞLUM/KIZIM NE GEREK VAR? KENDİNİ YORDUĞUNA DEĞMEZ? SEN YAPMIYORSUN DİYE O İŞ KALACAK DEĞİL? ELBET BİRİ YAPAR? SEN SANA DÜŞENİ YAP, AL MAAŞINI, BAK İŞİNE!!!!” sürekli olarak hatırlatır. Fakat bilmesi gereken bir detay var, siz fazlasını istiyorsunuz. Bunu ona kanıtlamalısınız. Hayatınızın bu kadar basit geçmesini istemediğinizi, ona anlatmalısınız. Her biriniz girişimci olmak için çabalıyor olabilirsiniz; fakat kendinize, kendinizi kanıtlayamamaktan korktuğunuz için harekete geçemiyorsunuz. Yanlış yaparım, hata yaparım, benim boyumu aşar kelimeleriyle başarabileceğiniz milyonlarca detayı atlıyorsunuz. Kendinize gelin!

KALKIN AYAĞA! Bu küçük sembolik hareket sizi kendinize getirsin. “Ben bu değilim, Benim isteklerim bunlar değil!” deyin kendinize. Tabi ki istiyorsanız. Eğer yaşadığınız hayattan memnunsanız zaten yapmayın. Sanmıyorum ki hayatından memnun olan biri, daha doğrusu hayatını daha iyiye taşımak istemeyen biri kalkıp da “Görevimiz Konfor Alanı” makalesini okumaz. Yaptıklarından tatmin olan bir insan, hayatını daha güzel yerlere getirmek için bir çabaya girmez. Zaten hayatı güzeldir. O yüzden eğer okuyorsan bu makaleyi al kalemini, kağıdını önüne ve kararlarını yaz. Her günün sonunda yazdığın kağıda not al, “Bugün o karar için neler yaptın? Bugün o karar için hangi sorumlulukları aldın?” bu iki soruyu her gün cevapla. Eğer her günün cevabı, bir önce ki günle aynıysa, zorlama. Gerçekten istediğin bir şeye karar vermemişsindir.

Konfor alanı tembelliğe iter. Üretmek yerine, tüketmek ister. Televizyon izlemek yetmez, kahve içersin. Kahve içmek YETMEZ, çay demlersin. Çay demlemek YETMEZ, mısır patlatırsın. Mısır patlatmak YETMEZ, bir kap çikolata gömersin. Gece sonunda alırsın eline telefonu, bir saatte onu izler, yatarsın. Ne de olsa sen bir şey üretmesen de ay sonu maaşın yatacaktır. Ne de olsa yarın 8 saat çalışacaksın. Ne de olsa yarın başkasının hayallerine ulaşması için hayatını kiralayacaksın. Ne gereği var ki kendi hayalin için 2-3 saat ayırmaya? Ne gerek var iş kurup, strese girmeye ,patronun seni övmesi varken, 2-3 terfi almak varken, maaşına 200 lira zam yapılınca havaya uçmak varken… Ne gerek var hayatını kiralamak varken, kendini KRAL yapma.  O konfor alanını terk etmeyeceksen, hayal de etmeyeceksin. 200 lira zam kovalarken, Porsche hayal etmeyeceksin. Tabi ki 1 yılını harcadıktan sonra aldığın 15 günlük insanlık tatilinde, yazın bir yere gitme hayali kurabilirsin; AMA tek bir şartla, 11 ay boyunca biriktirdiğin 3-4 bin TL’nin sadece otelde kalma parası olacağını bilmen şartıyla.

Kendinize gelmeniz için bu yazıyı bile okumanıza gerek yok. Siz, zaten kendinizdesiniz. Sadece insanlara “Ben ne yapacağım?” diye sormaktan kendinizi dinleyemiyorsunuz. İnsanlar kendi yanıtlarını verecekler, yine siz olmayacaksanız. NE YAPACAĞINIZI KENDİNİZ BULUN!

İYİ OKUMALAR

yeni logo.png

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s